Bir işi üstünkörü yapmak ne demek?
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biriyim. Hani şu “her şeyi biraz fazla düşünüp yine de son dakika yetiştiren” tiplerden. Çevremde sürekli espri yapan biri olarak tanınırım ama iç dünyamda ciddi ciddi Excel tabloları açıp “hayat neden böyle?” diye sorgularım. Bugün konumuz: Bir işi üstünkörü yapmak ne demek?
Bunu anlatmanın en iyi yolu, biraz kendi hayatımdan ve çevremden sahnelerle ilerlemek. Çünkü teorik tanım yazsam kimse okumaz, ama “kahve yaparken bile hayatı sorgulayan İzmirli genç” anlatınca bir anda herkes pür dikkat kesiliyor.
—
Üstünkörü yapmak: Sözlük tanımı değil, hayat pratiği
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? En basit haliyle: bir işi olması gerektiği gibi değil, “olsun da bitsin” modunda yapmak.
Ama işin gerçek hayattaki karşılığı çok daha eğlenceli. Çünkü üstünkörü yapılan işler genelde şöyle bir zincir reaksiyon başlatır:
İlk iş yarım yamalak yapılır
Sonra o yarım iş başka bir işi etkiler
En sonunda siz “ben ne yapıyordum ya?” diye duvara bakarsınız
Ben buna “İzmir usulü domino etkisi” diyorum. Çünkü bizde bir şey yarım yapılır, sonra Ege rüzgârı gibi savrulup gider.
—
Üstünkörü sabahlar: Kahveyle başlayan kaos
Geçen sabah evdeyim. Alarm çalmış ama ben “5 dakika daha” diyerek klasik bir insanlık hatası yapmışım. O 5 dakika tabii ki 27 dakikaya dönüşmüş.
Kalktım, mutfağa gittim. Kahve yapacağım.
İç sesim:
“Bugün düzgün kahve yap, odaklan, hayatını toparla.”
Ben:
“Tamam, tamam.”
Ama işte bir işi üstünkörü yapmak ne demek? sorusunun cevabı tam burada başlıyor.
Kahve makinesine su koyuyorum ama çizgiye bakmadan “göz kararı” ilerliyorum. Kahve kapsülünü takıyorum ama tam oturmamış. Sonuç? Yarı sıcak, yarı isyan eden bir kahve.
Bir yudum aldım.
Ben:
“Bu kahve değil… bu resmen motivasyon kaybı.”
Kahve bile bana kırılmış gibi hissediyorum.
—
Üstünkörü çalışma modu: “Yetişir ya” sendromu
İş hayatında ya da okul döneminde en sık görülen hastalık: “Yetişir ya.”
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? İşte bu cümlenin resmidir.
Bir gün arkadaşım aradı:
“Abi sunumu yaptın mı?”
Ben:
“Yapıyorum ya, az kaldı.”
Az kaldı dediğim şey: başlık açılmış, gerisi boş PowerPoint slaytları.
Sunumu açtım, içimden konuşuyorum:
“Şu fontu büyütsem mi? Yok ya, kim bakıyor zaten.”
İşte o an, üstünkörülük seviyesi %87’ye çıktı.
Sunum günü geldiğinde hocanın yüz ifadesi hâlâ aklımda:
“Bu… bir taslak mı?”
Ben:
“Yok hocam, bu modern sanat.”
—
Üstünkörü ilişkiler: Mesaj görüp cevap yazmamak sanatı
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? Sadece işler değil, ilişkilerde de var.
Mesela mesaj gelir:
“Ne yapıyorsun?”
Ben görüyorum.
Cevap?
“Birazdan yazarım.”
O “birazdan” bazen 6 saat, bazen 2 gün.
İç ses:
“Cevap yaz ya, çok basit.”
Ben:
“Şu an doğru an değil.”
Doğru an hiçbir zaman gelmiyor.
Sonra karşı taraf:
“Görüp yazmıyorsun.”
Ben:
“Yok ya, yoğunluktan.”
Hangi yoğunluk? Evde Netflix izliyorum.
İşte üstünkörü sosyal hayat böyle bir şey: var ama yok.
—
Üstünkörü temizlik: Görünmeyen düzen
Okumaya Değer: Barbekü acı mıdır ?
Ev temizliği benim için bir performans sanatıdır.
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? Temizlik versiyonunu anlatayım:
Çoraplar ortadan kaybolmaz, sadece “görünmez alana taşınır”
Masa silinir ama sadece %40’ı
Oda toplanır ama “misafir görmesin” açısı baz alınır
Bir gün arkadaşım geldi.
Kapıyı açtım.
O:
“Ev çok düzenliymiş.”
İç ses:
“Teşekkürler… 3 dakika önce eşyaları dolaba fırlattım.”
Ben:
“Ehehe, öyle işte.”
Gerçek: dolap kapağına yaslanmış bir yaşam.
—
Üstünkörü düşünmek: Fazla düşünmenin hafif versiyonu
Benim en tehlikeli versiyonum bu.
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? Bazen düşünmeyi bile üstünkörü yapıyoruz.
Mesela bir karar vereceğim:
“Bugün dışarı çıksam mı?”
Normal insan:
artı eksi listesi yapar
Ben:
Dışarı çıkarsam yorulurum
Çıkmazsam sıkılırım
Ama çıkarsam belki eğlenirim
Ama ya eğlenmezsem?
Sonuç: hiçbir şey yapmadan saatler geçer.
İç ses:
“Karar ver artık.”
Ben:
“Veriyorum… sonra.”
—
Üstünkörü spor yapma girişimleri
Spor salonuna gitmek benim için bir “niyet projesi”.
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? Spor versiyonu şöyle:
Salona gidilir, ısınma yapılır.
Sonra:
“Bugün hafif çalışayım.”
Hafif çalışma = 3 makine, 2 selfie, 1 su içme molası.
Bir gün hoca dedi ki:
“Bugün bacak çalışacağız.”
Ben:
“Hocam ben bugün zihinsel bacak çalışsam?”
O an anladım ki bazı işler gerçekten yarım yapılamaz… ama biz yine de deneriz.
—
Üstünkörü yaşamak: Modern çağın gizli modu
Aslında biraz acı ama gerçek bir şey var: Üstünkörülük sadece tembellik değil, bazen yetişememek.
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? Bazen şudur:
Zaman yoktur
Enerji yoktur
Ama yapılması gerekir
O yüzden insan “idare eder” moduna geçer.
Ben buna “hayatta kalma estetiği” diyorum.
İzmir’de deniz kenarında yürürken bile bunu görüyorum. İnsanlar kahve içiyor ama aslında kafaları başka yerde. Kimse tamamen orada değil, herkes biraz “üstünkörü mevcut”.
—
Üstünkörü ve mükemmeliyetçilik çatışması
Benim içimde iki kişi yaşıyor:
Birinci kişi:
“Her şeyi kusursuz yap.”
İkinci kişi:
“Abi boşver ya.”
Bir işi üstünkörü yapmak ne demek? İşte bu iki kişinin kavgasının kazanan tarafıdır.
Bazen mükemmeliyetçi taraf kazanır, gece 3’e kadar bir şeyi düzeltirim.
Bazen de “boşver” tarafı kazanır ve sonuç:
“Yayınla gitsin.”
İç ses:
“Bu doğru mu?”
Ben:
“Artık geri dönüş yok.”
—
Sonuç gibi değil ama gerçek gibi
Hayatın içinde hepimiz zaman zaman bir işi üstünkörü yaparız. Çünkü kimse her an %100 odaklı, tertemiz, planlı bir robot gibi yaşayamaz.
Bazen kahve yarım kalır, bazen mesaj geç cevaplanır, bazen işler “idare eder” seviyesinde tamamlanır.
Ve garip bir şekilde hayat yine devam eder.
İzmir’de rüzgâr esmeye devam eder, insanlar sahilde yürür, ben hâlâ “şunu daha iyi yapmalıydım” diye düşünürken bir sonraki işi yine biraz üstünkörü yaparım.
Çünkü bazı günler mükemmellik değil, sadece devam etmek yeterlidir.
Bu içeriğimizle “Bir işi üstünkörü yapmak ne demek” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Akdenizlinakliyat okurlarına sevgilerle!